Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hz.Hızıl (AS)  (Okunma Sayısı 102 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 1192
Çevrimdışı Çevrimdışı
« : 05 Mayıs 2006, 10:11:09 10:11* »


Evet , Hz.Hızıl (AS) - (Hızır değil ....) hakkında bilgisi olanlar paylaşsın inşallah.....
Kayıtlı

http://www.herkul.org
---------------------------------------------
http://tr.fgulen.com
http://www.gencadam.net
benefşe
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : 13 Mayıs 2006, 22:50:33 22:50* »


Evet , Hz.Hızıl (AS) - (Hızır değil ....) hakkında bilgisi olanlar paylaşsın inşallah.....
ilk defa duydum abi ???Hz.Hızıl (AS)?? Undecided Embarrassed
Kayıtlı
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 1192
Çevrimdışı Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 17 Mayıs 2006, 15:03:04 15:03* »


Asım Köksal'ın Peygamberler Tarihi isimli eserinde bu isimde bir peygamberden bahis var ! İnşallah detaylı aktarırım ....
Kayıtlı

http://www.herkul.org
---------------------------------------------
http://tr.fgulen.com
http://www.gencadam.net
*
Mesaj Sayısı: 16
Çevrimdışı Çevrimdışı
« Yanıtla #3 : 17 Mayıs 2008, 14:27:44 14:27* »

Hakikaten kim acaba? tanimak imkani olsa keske.
Kayıtlı
*
Mesaj Sayısı: 394
Çevrimdışı Çevrimdışı
« Yanıtla #4 : 26 Mayıs 2008, 23:23:12 23:23* »

abi paylaşımınızı merakla bekliyoruz inşallah bilmediğimiz biri
Kayıtlı

NARI NUR SÖNDÜRÜR
kalksamvedirilsem
Ziyaretçi
« Yanıtla #5 : 09 Temmuz 2008, 16:44:01 16:44* »

guvenılır bır bılgı buluruz ınsaallah
Kayıtlı
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #6 : 09 Temmuz 2008, 17:18:39 17:18* »

Hızkıl Aleyhisselâmın Soyu Ve Künyesi:
 

Hızkıl[1] b. Bûzi[2], Bûri[3] veya Nûridir[4]

Hızkıl Aleyhisselâmın annesi yaşlanıp çocuk doğurmaz hale geldikten sonra, Yüce Allâh'dan bir oğul dilemiş ve Hızkıl Aleyhisselâm, ihsan olunmuştur.

Bunun için, Hızkıl Aleyhisselâm (İbnül'acûz = Koca Karının Oğlu) diye anılmıştır. [5]

 

Hızkıl Aleyhisselâmın Peygamber Ve Binlerce Ölünün Dirilişine Vâsıta Ve Şâhid Oluşu:
 

Hızkıl Aleyhisselâm; İsrail oğulları Peygamberlerinden olup[6] Kâlib b.Yufenna ve oğlunun vefatından sonra, Yüce Allah, onu, İsrail oğullarına Peygamber ola­rak göndermişti. [7]

Bakare sûresinin:

"(Sayıları) binlerce olduğu halde, ölüm korkusuyla, yurdlarından çıkanları, gör­medin mi?

Allah, onlara:

"Ölünüz!" buyurdu.

Sonra da, kendilerini, diriltti.

Her halde, Allah, insanlara karşı, fazi (ve inayet) sahibidir.

Fakat, insanların pek çoğu, şükretmezler." mealindeki 243. âyetinin tefsirinde deniliyor ki:

İsrail oğullarından; belâya ve zamanın mihnet ve meşakkatına uğrayan bazı insanlar, uğradıkları belâ ve meşakkatlerden şikâyetlenmişler ve:

"Âh! Ne olurdu, keşke, biz ölmüş olsaydık ta, şu içinde bulunduğumuz şeyler­den, rahata kavuşsaydık!" demişlerdi.

Bunun üzerine, Yüce Allah, Hızkıl Aleyhisselâma Vahy edip:

"Senin kavmin, belâdan çığlık koparıyor.

Onlar, ölecek olurlarsa, rahata kavuşuvereceklerini sanıyor ve arzuluyorlar!

Onlar için, ölmekte hangi rahatlık var?

Onlar, benim, kendilerini, öldükten sonra, diriltemeyeceğimi mi sanıyorlar?

Filan yerdeki makbere'ye kadar git!

Orada, dört bin ölü bulunmaktadır.

Onların arasında ayağa kalkıp kendilerine seslen!

Onların kemikleri, darmadağın bir haldedir.

Onların kemiklerini, kuşlar ve yırtıcı hayvanlar, dağıtmışlardır!" buyurdu.

Bunun üzerine, Hızkıl Aleyhisselâm:

"Ey kemikler! Yüce Allah, sana, toplanmanı, emrediyor!" diyerek seslenince, kemikler, ölülerden her insanın yanında toplanıverdiler!

Hızkıl Aleyhisselâm, ikinci kez:

"Ey kemikler! Yüce Allah, sana ete bürünmeni emrediyor!" diyerek seslenin­ce, kemikler, hemen ete etten sonra da, deriye bürünüp cesedler haline geldiler.

Hızkıl Aleyhisselâm; üçüncü kez:

"Ey Ruhlar! Yüce Allah, sana cesedlerine geri dönmeni emrediyor!" diyerek seslendi.

Allah'ın izniyle hepsi ayağa kalktılar ve bir kerre tekbir getirdiler. [8] Bu hususta, daha başka ve değişik rivayetler de, vardır. [9]

Nitekim, ölen insanların, yurdlarında çıkan Tâûn'a yakalanmaktan[10] veya Al­lah yolunda savaşmaktan[11] korkup kaçtıkları ve vardıkları yerde öldükleri de ri­vayet edilir. [12]

Hızkıl Aleyhisselâm, İsrail oğulları arasında yirmi yedi yıl kalmıştır. [13]

İsrail oğulları, renkten renge giren, değişik halli bir kavim olduklarından, Hızkıl Aleyhisselâmın emirlerini dinledikleri de, dinlemedikleri de, olurdu.

Hızkıl Aleyhisselâm, onların, bu hallerinden incinip Babil diyarına hicret etti, vefatına kadar, orada kaldı.

Kabrinin, Halle (Hılle) ile Küfe arasında bulunduğu ve Yahudîlerin onun kabri­ne son derecede saygı saygı gösterdikleri söylenir. [14]

Halle: Bağdad'a, üç Fersah uzaklıkta bir kariyedir. [15] Ona ve gönderilen bütün Peygamberlere selâm olsun![16]

 

 



--------------------------------------------------------------------------------

[1] İbn.Kuteybe-Maarif s.23, Taberî-Tarih c.1,s.237, Sâlebî-Arais s.250, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.21O, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.2,s.3.

[2] İbn.Kuteybe-Maarif s.23, Taberî-Tarih c.1,s.237, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.2,s.3.

[3] Sâlebî-Arais s.250.

[4] İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.21O.

[5] Taberî-Tarih c.1,s.237, Sâlebî-Arais s.250, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.21O.

M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 2/129.

[6] Taberî-Tarih c.1,s.237.

[7] Sâlebî-Arais s.250.

[8] Taberi-Tefsir c.2,s.586, Tarih c.1,s.237, Sâlebî-Arais s.252.

[9] Taberî-Tarih c.1,s.237-238, Sâlebî-Arais s.251-252, ibn.Esîr-Kâmil c.1,s.211-212.

[10] ibn.Kuteybe-Maaril s.23, Taberî-Tarih c.1 ,s.237-238, Hâkim-Müstedrek c.2,s.281, Sâlebî-Arais s.252, ibn.Esîr-Kâmil c.1,s.210.

[11] Taberî-Tefsir c.2,s.590, Sâlebî-Arais s.252.

[12] ibn.Kuteybe-Maarif s.23, Taberî-Tarih c.1 ,s.237-238, Hâkim-Müstedrek C.2.S.281, Sâlebî-Arais s.251-252, İbn.Esîr-Kâmil c.1,s.210, Ebülfida-Elbidaye vennihaye c.2,s.3.

[13] Yâkubî-Tarih c.1,s.64.

[14] Mîr Hâvend-Ravzatussafa Terceme s.293.

[15] Yâkut-Mûcemülbüldan C.2.S.295.

[16] M. Asım Köksal, Peygamberler Tarihi, Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları: 2/129-131.
Kayıtlı

yakında....bekleyin...
*
Mesaj Sayısı: 530
Çevrimdışı Çevrimdışı
İMANIMLA YÜCELSEM!
« Yanıtla #7 : 22 Ocak 2009, 18:56:56 18:56* »

HIZIL A.S dan kasıt HIZKIL A.S mıs yanı  Huh?
Kayıtlı

Rahatı huzuru bedenden soyduk!
Nice gözle dolu dolu yaş koyduk!
Bu yola nice can ile baş koyduk!
''Kanların hesabı sorulur bir gün!''
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: