Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: FAZLA DUYULMAYAN SAHABE VE SAHABILER  (Okunma Sayısı 88 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« : 24 Mayıs 2007, 12:35:24 12:35* »

Berâ b. Mâlik        

- Hz. Peygamber,

“Nice elbisesi yırtık olan vardır ki, kimse ona önem vermez. Fakat o Allah üzerine kasem ederse Allah onun kasemini yerine getirir. Onlardan birisi de, Berâ b. Mâlik’tir” dedi. Tuster savaşında Müslümanlar yenilgiye uğrayıp savaş alanını terketmeye başlayınca Berâ’ya,

“Ey Berâ, bizim için Allah’tan yardım dile” dediler. Berâ da,

Hakim, III/291.



 “Ey Allah’ım! Bizi düşmanlarına galip kıl, beni de peygamberine kavuştur” diye dua etti ve Berâ o gün şehid oldu.[1]İsabe, I/144 (Ebu Nuaym’dan).


- Hz. Peygamber,

“Nice zayıf ve yırtık elbiseli kimseler vardır ki, Allah’a yemin verip ondan ne isteseler, Allah yeminlerinin gereğini yerine getirir. Onlardan birisi de Berâ b. Mâlik’tir” dedi. Hz. Peygamber’in ölümünden sonra Berâ Müslümanlar’ın yenildiği bir savaşta bulundu. Müslümanlar ona,

“Hz. Peygamber senin için, Allah’tan ne dilerse Allah dileğini yerine getirir” demişti. Allah’tan bizim için yardım dile” dediler. O da,

“Ey Allah’ım, bizi onlara galip kıl” diye dua ettiyse de, Müslümanlar. Sûs Köprüsü yanındaki ikinci çarpışmada yine yenildiler. Bunun üzerine bir daha ona başvurarak aynı ricayı tekrarladılar. Berâ yine aynı duayı yaptıktan sonra,

“Allah’ım beni de peygamberine kavuştur” diye ekledi. Onun duası üzerine Müslümanlar zafer kazandılar. Kendisi de aynı gün şehid oldu.
Hakim, III/291.


Yemâme gününde Halid b. Velid, Bera b. Mâlik’e seslenerek,

“Ey Berâ! Kalk!” dedi. Bunun üzerine Berâ kalkarak atına binip Allah’a hamd u senâ ettikten sonra şunları söyledi:

“Ey Medineliler! Bugünden sonra sizin için Medine diye bir şehir yoktur. İşte bunun içindir ki oraya hiç dönmeyecekmişsiniz gibi çarpışınız. Sizin bir tek hedefiniz olmalıdır; o da Allah’ın rızası ve cennetidir”. Bu sözleri müteakip Berâ hücuma geçti; halk da onu takip etti. Yemâme ordusu büyük bir bozguna uğradı ve kaçmaya başladılar. Bu arada Berâ da Müselyemetü’l-Kezzab’ın başkumandanı Muhakkem el-Yemâme’yi yakaladı ve vurup yere düşürdü. Kendi kılıcını bırakarak onunkini aldı ve ona bir kaç kez vurdu, kılıç paramparça oluverdi.[1]İsabe, I/143 Serrac, Tarih’inde Enes’ten

- Berâ b. Mâlik şöyle anlatıyor: Müseyleme ile yapılan savaşta onlardan Yemâme eşeği denilen iri yarı bir kişiyle karşılaştım. Elinde bembeyaz bir kılıç vardı. Ben onun ayaklarına doğru bir hamle yaptım. Ancak bana sanki kılıcım boşa gitmiş gibi geldi. Sonra bir de baktım ki ayakları kesilmiş, yerde sırt üstü yatıyor. Bunun üzerine kendi kılıcımı kınına koydum ve onunkini alarak paramparça oluncaya kadar ona vurdum. Zaten bir kaç vuruştan sonra kılıç parçalanıvermişti  İsabe, I/143 (Begavi’den)


Berâ b. Malik’in Fars Memleketinde Akabe Savaşında Şehid Olması
       

Enes b. Malik şöyle anlatıyor: Berâ b. Mâlik’in yanına girdim. O şarkı söylüyordu. Ona, “Allah sana şarkıdan daha hayırlısını vermiştir!” dedim. Bana, “Yatağımın üzerinde öleceğimden mi korkuyorsun? Hayır! Allah’a yemin ederim öyle olmayacaktır. Allah beni şehidlik mertebesinden mahrum bırakmayacaktır. Ben tek başıma Allah rızası için düşmandan yüz kişiyi öldürdüm. Ortaklaşa öldürdüklerim de ayrıdır” dedi.[1]İsabe, I/324.


- Fars memleketindeki Akabe savaşında, İslâm ordusu savaş meydanından geri çekildi. Berâ atına bindi ve adeta sürülüyordu. Sonra arkadaşlarına, “Düşmanlarımıza âdet olarak gösterdiğimiz ne kötü bir şeydir!” dedi ve düşmana hücum etti. Allah Müslümanlar’a zafer nasip etti, Berâ da o gün şehid düştü.Hakim, III/291.
[2]



« Son Düzenleme: 24 Mayıs 2007, 12:39:31 12:39* Gönderen: dingorevlisi » Kayıtlı

yakında....bekleyin...
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #1 : 25 Mayıs 2007, 21:48:07 21:48* »

 
ZEYD BIN ERKAM R:A

Zeyd b. Sabit r.a buyurur ki
       


- Gözlerim ağrıyordu. Hz. Peygamber beni ziyarete gelerek

“Ey Zeyd! Eğer gözün bu ağrıdan dolayı giderse, sen ne yapacaksın?” dedi. Ben de

“Sabredeceğim. Allah’tan sevap talep edeceğim” dedim. Hz. Peygamber

“Eğer gözün bu hastalıktan dolayı gittikten sonra sabreder; Allah’tan sevap talep edersen, senin sevabın cennet olacaktır” dedi.[1]

- Peygamber’le beraber, hasta olan Zeyd b. Erkam’ı ziyarete gittik. Zeyd iki güzünden şikâyetçiydi. Hz. Peygamber

Ey Zeyd! Eğer senin gözün bu hastalıktan ötürü kör olursa, sen de sabır gösterir, Allah’tan ecir talep edersen, Allah’a kavuştuğunda üzerinde herhangi bir günah kalmadığını göreceksin” buyurdu.[2]

- Hz. Peygamber, kendisinde bulunan bir hastalık sebebiyle Zeyd’i ziyarete gelmişti. Hz. Peygamber Zeyd’e

“Bu hastalığından kurtulacaksın, Fakat benden sonra yaşlandığın ve gözlerin kör olduğunda ne yapacaksın?” dedi. Zeyd de

“O zaman sabır göstereceğim ve Allah’tan ecir talep edeceğim” dedim. Hz. Peygamber

O zaman hesapsız olarak cennete girersin” buyurdu. Hz. Peygamber’in vefatından sonra Zeyd b. Erkam’ın iki gözü de kör oldu.[3]
 
[1] Buhari, Edeb, s. 78 (Zeyd b. Erkam’dan).

[2] Heysemi, II/308  (İmam Ahmed, Enes’den).

[3] Kenz, II/27 (Ebu Ya’la ve İbn Asakir, Zeyd b. Erkam’dan). Taberani’nin rivayetinde “Hz. Peygamber vefat ettikten sonra Zeyd’in gözleri kör oldu. Sonra Allah ona gözlerini geri verdi. Sonra Zeyd vefat etti” eki vardır.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/136.

------------

Hz. Peygamber’in “Haramdan oluşup gelişen vücutlar için en layık şey ateştir”  bu hadisi de rivayet edenler arasindadir
-------------
İbn Ömer ,
Usame b. Zeyd, Zeyd b. Erkam, Bera b. Azib gibi birkaç kişi daha gördüm ki onlar da baldırlarının yarısına kadar sarkan izar giyerlerdi  Ebu Nuaym, Hilye, I/341 (Ebu İshak’dan
).
------------------
Zeyd b. Erkam ve Bera b. Âzib’e, altın ve gümüş mübadelesini sordum. Hangisine sorduysam, bana “Ona gidip sorun. O benden daha hayırlı ve daha âlimdir” diyordu.[1]

- Artık her önüne gelen, en ağır meselelerde fetva veriyor. Halbuki böyle bir mesele Ömer’e sorulduğu zaman, Bedir ashâbını toplar onlara danışmadan fetva vermezdi.[2]



[1] İbn Abdilber, Câmi, II/166 (Ebu Minhâl’den).

[2] Kenz, V/241 (İbn Asakir, Ebu Husayn’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/529.

Zeyd b. Erkam’ın Yaşlandığında Hadis Nakletmeden Kaçınması
       

- Zeyd b. Erkam’a geldiğimizde “Rasûlullah’tan bize hadis naklet!” derdik. O da

“Biz yaşlandık, unuttuk. Allah Rasûlünden hadis nakletmek mesuliyetli birşeydir” derdi.[1]



 
--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Kenz, V/239 (İbn Asakir, İbn Ebi Evfa’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/518.



Hz. Ömer gelecek bir heyeti karşılamak üzere halkı toplamak istedi. Bunun, için de Zeyd b. Erkam’a

Çık, herkesten önce Hz. Peygamber’in ashabından görebildiklerini buraya gönder. Onlardan sonra da kendilerini takip eden ikinci kuşaktan kimi görürsen buraya gelmelerini söyle” dedi. Bu şekilde insanlar Hz. Ömer’in huzurunda toplanarak saf bağladılar.[/color]



Hz. Peygamber’in Namazdan Sonraki Duasıyla İlgili Zeyd b. Erkâm ve Hz. Ali’nin Rivayetleri
       


- Hz. Peygamber namazı bitirince “Ey rabbimiz. Ey herşeyin rabbi! Ben şehadet ederim ki, ancak sensin rab! Biriciksin sen, ortağın yoktur. Ey Allah’ım! Ey rabbimiz! Ey herşeyin rabbi! Ben şehadet ederim ki, Muhammed senin kulun ve Rasûlündür. Ey Allah’ım! Ey herşeyin rabbi! Ben şehadet ederim ki, bütün kullar kardeştirler. Ey Allah’ım, ey rabbimiz, ey herşeyin rabbi! Beni kendim için ve ehlim için ihlaslı kıl ve her saatte, dünyada ve ahirette. Ey celal ve ikram sahibi! Dinle ve duamı kabul eyle. Allah yücelerin en yücesidir. Ey Allah’ım! Gökleri ve yeri nurlandır. Allah yücelerin en yücesidir. Allah bana kafidir. Ne güzel vekildir. Allah yücelerin yücesidir” diye dua ederdi.
---------------------
 Ben size ancak Rasûlullahın dediği gibi derim. Hz. Peygamber şunu söylüyordu: “Ey Allah’ım! Acizlikten, tembellikten, korkudan, cimrilikten, ihtiyarlıktan, kabir azabından sana sığınıyorum. Ey Allah’ım! Nefsime takvasını ihsan eyle. Onu tertemiz kıl. Çünkü sen tertemiz kılanların en hayırlısısın. Onun velisi ve yardımcısı sensin. Ey Allah’ım! Yararlı olmayan bir ilimden, korkmayan bir kalbden, doymayan bir nefisten, kabul olunmayan bir duadan sana sığınıyorum.”zeyd bin erkam



- Hz. Peygamber namazdan selam verince “Yarabbi! Takdim ettiğimi ve tehir ettiğimi, gizlice yaptığımı, açıkça yaptığımı ve israf ettiğim her hususta beni affeyle. Senin benden daha iyi bildiğin hususta beni affeyle. Mukaddim, müehhir sensin, senden başka ilah yoktur” derdi.[2]


 
--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Ebu Davud, II/358 (Zeyd b. Erkâm’dan).

[2] Ebu Davud, II/358 (Hz. Ali’den).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/102.


------------------


Zeyd b. Erkâm şöyle anlatıyor: Ben Abdullah b. Revaha’nın elinde yetişen bir yetimdim. Mute seferinde beni terkisine alarak götürdü. Allah’a yemin ederim ki, o gece sabaha kadar şiirler okudu ve devesine hitaben de, “Beni günlerce uzaktan savaş meydanına götürünce, artık sana başka bir yolculuğu teklif etmeyeceğim. Çünkü benim arzum, Allah yolunda şehid olup ailemin yanına bir daha dönmemektir. Kardeşlerim dönerken, beni Şam ülkesinde toprağa verip kimsesiz ve yalnız bırakmaları tek dileğimdir. İşte o zaman, arkamda bahçe, servet ve saman kalmış umurumda değildir” diye bir şiir okudu. Ben bunu duyunca, ağladım. Beni kamçısıyla dürterek, “Neden ağlıyorsun? Sen sağ-sâlim evine döndükten sonra, Allah’ın bana şehidlik vermesinde senin ne zararın var?” dedi.[1]


 
--------------------------------------------------------------------------------
 
[1] Bidaye, IV/243; Hilye, I/119.

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/514-515

---------

- Hz. Peygamber bir gün

“Kim “Lâilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözünü ihlasla söylerse cennete girer” buyurdular.

“Ey Allah’ın Rasûlü! İhlasla söylenmesinden kasıt nedir?” diye sorulduğunda da şöyle cevap verdiler:

“Söyleyen kimseyi haramlardan alıkoyduğunda bu, ihlasla söylenmiş demektir”
zeyd bin erkam r.a


« Son Düzenleme: 25 Mayıs 2007, 21:50:23 21:50* Gönderen: dingorevlisi » Kayıtlı

yakında....bekleyin...
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 4379
Çevrimdışı Çevrimdışı
« Yanıtla #2 : 25 Mayıs 2007, 22:07:23 22:07* »

Allah razı olsun. Çok güzel bilgiler ihtiva ediyor.

Rabbim onlardan razı olsun ve muhabbetleri gönlümüzde daim olsun inş.

Alıntı
Hz. Peygamber bir gün

“Kim “Lâilâhe illallah (Allah’tan başka ilah yoktur)” sözünü ihlasla söylerse cennete girer” buyurdular.

“Ey Allah’ın Rasûlü! İhlasla söylenmesinden kasıt nedir?” diye sorulduğunda da şöyle cevap verdiler:

“Söyleyen kimseyi haramlardan alıkoyduğunda bu, ihlasla söylenmiş demektir”
zeyd bin erkam r.a

Rab yardımcımız olsun inş.

Dua ile...



Kayıtlı
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #3 : 26 Mayıs 2007, 21:08:37 21:08* »

Kabisa R:A DER KI

- Peygamber’e geldim. Bana

“Seni buraya getirten nedir?” dedi. “Benim yaşım ilerledi, kemiklerim inceldi. Sana, Allah’ın bana yararlı kılacağı bir ilmi öğrenmek için geldim” dedim. Hz. Peygamber

“Sen hangi taşın, hangi ağacın veya toprağın yanından geçmişsen onlar sana af talebinde bulunmuşlardır. Ey Kabisa! Sabah namazını kıldıktan sonra üç defa: Sübhânallâhi’l-azîm ve bihamdihî dersen, körlükten, cüzzamdan, felçten korunursun. Ey Kabisa! “Ey Allah’ım ben senden, senin katındakini istiyorum. Faziletinden benim üzerime akıt. Rahmetinden benim üzerime serp, bereketinden benim üzerime indir” diye dua et” buyurdu.

 Cem’ul-Fevaid, I/20 (İmam Ahmed, Kabisa b. el-Muhârik’dan

ÖNCESINE BAKALIM BU KABISA ILE ACABA BU KABISA BIR MIDIR SONUCA ULASAMADIM AMA ALLAMEL GUYÜB

Kabîsa, Numan b. el-Münzir’in ölümü üzerine Kisrâ tarafından Hîre’ye vali olarak atanmıştı. Halid b. Velid onlara şöyle dedi:

‘Sizi Allah’a ve İslâm’a davet ediyorum. Eğer bu davete icâbet ederseniz müslümanlardan olursunuz. O zaman müslümanlar için geçerli olan şeyler sizin için de geçerli olacaktır. Buna yanaşmazsanız haraç vereceksiniz. Haraç da vermeyecek olursanız, ben bir orduyla geldim ki onlar sizin hayata olan bağlılığınızdan çok daha fazla ölüme isteklidirler. Allah aramızda hüküm verinceye kadar sizinle cihat ederiz’. Bunun üzerine Kabîsa

‘Seninle savaşmak istemiyoruz. Biz dinimizi terk etmeyeceğiz; fakat sana haraç vereceğiz’ dedi. Böylece doksan bin dirhem haraçla barış yapıldı.Taberi, II/551 (İbn Humeyd’den, o Seleme’den, Seleme de İbn İshak’tan, o ise Salih b. Keysan’dan).


Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/431.

 Âişe insanların en âlimesiydi. Sahabilerin büyükleri ondan sual sorarlardı.KABISA R:A


« Son Düzenleme: 26 Mayıs 2007, 21:12:49 21:12* Gönderen: dingorevlisi » Kayıtlı

yakında....bekleyin...
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #4 : 27 Mayıs 2007, 21:21:23 21:21* »

 

Hz. Peygamber’in Kendisinden Önce Ölmesi İçin Dua İsteyen Beşir b. Hasâsiye mübarek bir sahabedir ALLAH RAHMET EYLESIN

- Beşir b. Hasasiye şöyle anlatıyor: Rasûlullah’a vardım, beni İslâm’a davet ettikten sonra

“İsmin nedir?” diye sordu. İsmimin Nezir olduğunu söyleyince

“Hayır! Sen beşir (müjdeci)sin!” dedi. Böylece Rasûl-ü Ekrem beni Suffa’da[1] misafir etti. Rasûlullah’a bir hediye geldiğinde bizi onda ortak kılardı. Ona bir sadaka geldiğinde tamamını bize verirdi. Bir gece Rasûl-ü Ekrem çıktı. Ben de onu takib ettim. El-Baki denilen mezarlığa geldi ve onlara “Ey müminlerin mümin kavimleri! Selam sizin üzerinize olsun. Biz size layık olacağız. Kesinlikle biz Allah içiniz ve ona dönüş yapıcılarız. Siz geniş bir hayra isabet ettiniz. Uzun bir şerri geçtiniz” dedi. Peygamber bunları söyledikten sonra bana bakarak

“Sen de kimsin?” dedi. Dedim ki:

“Ben Beşir’im!”. Bunun üzerine

“Allah’ın senin kulağını, kalbini ve gözünü İslâm’a açıp, seni ‘Eğer biz olmasaydık arz, ehlini yıkar, yere batırırdı’ diyen Rebiat’ul-Feres kabilesinin arasından kurtardığına sevinmiyor musun?” dedi. Ben de

“evet, ya Rasûlallah” dedim. Rasûl-ü Ekrem

“Sen niye geldin?” diye sordu. Dedim ki:

“Senin düşmenden veya zararlı bir hayvanın seni ısırmasından korktum da ondan dolayı geldim!”[2]

- Bir başka rivayet şöyledir: “Senin alnından tutup da seni Rebia kavminin arasından çıkarıp İslâm’a getiren Allah’a hamdetmiyor musun? Rebia öyle bir kavimdir ki kanaatlerine göre eğer onlar olmasaydı yeryüzü üzerindekileri yutar, altına alırmış” dedi.[3]

 [1] Suffa Medine-i Münevvere’deki caminin gölgelendirilmiş bir yeri, avlusu idi. Orada Medine’ye hicret eden fakirler barınırdı. Evleri olmayan, aşiretleri bulunmayan kimseler orada barınırdı. Suffa ehli Kur’an’ı öğrenirler, her savaşa iştirak ederlerdi. Bir grup da Rasulullah ile beraber yemek yerdi. Bu durum Allah zenginliği peygambere ve sahabilere verinceye kadar devam etti.

[2] İbn Asakir,

[3] İbn Asakir, Tabarani, Beyhaki; Müntehab, V/156



Beşir b. el-Hasâsiye şöyle anlatıyor: Hz. Peygamber bana

“Beni Rabîatu’l-Kaş’am[1]’dan getiren ve Peygamber eliyle müslüman olmamı sağlayan Allah’a hamdediyorum” de!” buyurdular.

“Ey Allah’ın Rasûlü! Senden önce ölmem için Allah Teâlâ’ya dua eder misiniz?” dediğimdeyse

“Ben böyle bir duayı hiç kimse için yapmam” buyurdular.[2]

 
[1] Kaş’am, Rabia b. Bezzâr’ın lakabı olup arslan manasına gelmektedir.

[2] Müntehab V/147 (Ebu Nuaym’dan).

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 3/74

Muhammed Yusuf Kandehlevi, Hayatu’s-Sahabe, Akçağ Yayınları: 1/63-64.
Kayıtlı

yakında....bekleyin...
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 919
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #5 : 11 Şubat 2010, 20:46:49 20:46* »

Ebu Bişr ei-l-Bera b.ma*rur b.sahr el-hazreci  acık ismidir

Bera bin ma*rur R.A


mübarek sahabe ikinci akabede ilk biat eden sahabedir

annesi, meleklerin yıkadığı sa*d bin muaz r.a ın halasıdır.

medineli müslümanları temsil eden 10 mübarekten biridir

hz peygamber bera bin ma*rur vefat ettiğinde kabrine gidip cenaze namazını kıldı ve ona dua etti.

vasiyyetinde malının 3 de 1 nin Efendimize verilmesini

diger 3 de 1 nin cocuklara bırakılması ve diğer 3 de 1 nin de Allah cc yolunda infak edilmesini ister

yani 3 de 2 si Allah cc ve Habibi Kibriya sas icindir..

Allah cc razı olsun..

Efendimiz a.s kendisine bırakılan malları ailesine iade etti.Efendimiz şefiul müznibini ,cok sevdiginden vasiyet eden mübarek sahabe BÖYLE DAVRANMIŞTIR..
Kayıtlı

yakında....bekleyin...
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: