Mesaj Sayısı: 169
Çevrimdışı
|
 |
« : 18 Kasım 2005, 20:23:48 20:23* » |
|
EY İNSAN!
Aklını başına al. Hiç mümkün müdür ki: Bütün enva-ı mahlukatı sana müteveccihen muavenet (yardım) ellerini uzattıran ve senin hacetlerine “Lebbeyk!” dedirten Zat-ı Zülcelal, seni bilmesin, tanımasın görmesin?… Madem seni biliyor, rahmetiyle bildiğini bildiriyor; sen de Onu bil, hürmetle bildiğini bildir. Ve kat’iyyen anla ki: Senin gibi zaif-i mutlak, aciz-i mutlak, fakir-i mutlak, fani, küçük bir mahluka bu koca kainatı musahhar etmek ve onun imdadına göndermek; elbette hikmet ve inayet ve ilim ve kudreti tazammun eden hakikat-ı rahmettir...
Bediüzzaman Said Nursi
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
Ey Rabbim ! YolundA coştur! Yolunda koştur! Ve yine Sen'in yolunda öldür!
|
|
|
Mesaj Sayısı: 171
Çevrimdışı
...::Cyber-Akra::..
|
 |
« Yanıtla #1 : 19 Kasım 2005, 21:47:38 21:47* » |
|
Dünya madem fânidir. Hem madem ömür kısadır. Hem madem gayet lüzumlu vazifeler çoktur. Hem madem hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır. Hem madem dünya sahipsiz değil. Hem madem şu misafirhane-i dünyanın gayet Hakîm ve Kerîm bir müdebbiri var. Hem madem ne iyilik ve ne fenalık cezasız kalmayacaktır. Hem madem "Allah kimseye gücünden fazlasını yüklemez." (Bakara Sûresi, 2:286.) sırrınca teklif-i mâlâyutak yoktur. Hem madem zararsız yol, zararlı yola müreccahtır. Hem madem dünyevî dostlar ve rütbeler kabir kapısına kadardır.
Elbette, en bahtiyar odur ki, dünya için âhireti unutmasın, âhiretini dünyaya feda etmesin, hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyeviye için bozmasın, mâlâyâni şeylerle ömrünü telef etmesin, kendini misafir telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin, selâmetle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin. üstad ;Bediüzzaman Said Nursi
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
sensiz yıllar sonra yeniden doğdum gülüm
|
|
|
Mesaj Sayısı: 719
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #2 : 25 Haziran 2007, 00:01:49 00:01* » |
|
Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Ey sabırsız hasta! Sabret, belki şükret. Senin bu hastalığın, ömür dakikalarını birer saat ibadet hükmüne getirebilir Ey tahammülsüz hasta! İnsan bu dünyaya keyif sürmek ve lezzet almak için gelmediğine, mütemadiyen gelenlerin gitmesi ve gençlerin ihtiyarlaşması ve mütemadiyen zeval ve firakta yuvarlanması şahittir. Eğer hastalık olmazsa, sıhhat ve âfiyet gaflet verir, dünyayı hoş gösterir, âhireti unutturur. Kaynak...
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
kovun beni de gideyim!...
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1928
Çevrimdışı
ben filistinim ...
|
 |
« Yanıtla #3 : 25 Haziran 2007, 02:05:12 02:05* » |
|
bu kainatta görünen bütün güzellikler öyle bir güzelden geliyorki,bu mütemadiyen değişen ve tazelenen kainat,bütün mevcudatiyle ayinedarlık dilleriyle ,o güzelin cemalini tavsif ve tarif eder
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Mesaj Sayısı: 719
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #4 : 25 Haziran 2007, 02:34:42 02:34* » |
|
Eğer, nur-u imân, içine girse, üstündeki bütün mânidar nakışlar o ışıkla okunur. O mümin, şuur ile okur ve o intisabla okutur. Yani, "Sâni-i Zülcelâlin masnuuyum, mahlûkuyum, rahmet ve keremine mazharım" gibi mânâlarla, insandaki sanat-ı Rabbâniye tezâhür eder. Demek, Sâniine intisabdan ibâret olan imân, insandaki bütün âsâr-ı sanatı izhâr eder. İnsanın kıymeti, o sanat-ı Rabbâniyeye göre olur ve âyine-i Samedâniye itibâriyledir. O halde, şu ehemmiyetsiz olan insan, şu itibarla bütün mahlûkat üstünde bir muhatab-ı İlâhî ve Cennete lâyık bir misafir-i Rabbânî olur. 23,söz
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
kovun beni de gideyim!...
|
|
|
Mesaj Sayısı: 719
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #5 : 26 Haziran 2007, 01:30:52 01:30* » |
|
Gıybet odur ki, gıybet edilen adam hazır olsaydı ve işitseydi, kerahet edip darılacaktı. Eğer doğru dese, zaten gıybettir. Eğer yalan dese, hem gıybet, hem iftiradır; iki katlı çirkin bir günahtır.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
kovun beni de gideyim!...
|
|
|
Mesaj Sayısı: 17
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #6 : 26 Haziran 2007, 11:42:45 11:42* » |
|
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1987
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #7 : 04 Temmuz 2007, 20:42:15 20:42* » |
|
İman tevhidi, tevhid teslimi, teslim tevekkülü, tevekkül saadet-i dâreyni iktiza eder. (Sözler sh: 315)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Temmuz 2007, 02:27:39 02:27* Gönderen: BENDE İ MUKTEDÂ-İ KÜLL »
|
Kayıtlı
|
Sebepler halk eder Hâlık, kerem bâbın kapatmaz ya.
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1987
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #8 : 04 Temmuz 2007, 23:21:08 23:21* » |
|
Sultan-ı Kainat Birdir. Herşeyin Anahtarı O'nun Yanında, Herşeyin Dizgini O'nun Elindedir.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Temmuz 2007, 02:28:20 02:28* Gönderen: BENDE İ MUKTEDÂ-İ KÜLL »
|
Kayıtlı
|
Sebepler halk eder Hâlık, kerem bâbın kapatmaz ya.
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1987
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #9 : 04 Temmuz 2007, 23:24:30 23:24* » |
|
Dergah-ı İzzete İltica Eden Kurtuluyor. Sual Eden Saillerin İstekleri Veriliyor. En Adi Bir Zihayatın Sesi İşitiliyor ve Haceti Kabul Ediliyor.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Temmuz 2007, 02:29:02 02:29* Gönderen: BENDE İ MUKTEDÂ-İ KÜLL »
|
Kayıtlı
|
Sebepler halk eder Hâlık, kerem bâbın kapatmaz ya.
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1987
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #10 : 05 Temmuz 2007, 00:10:06 00:10* » |
|
İman, insanı insan eder. Belki insanı sultan eder. Öyle ise, insanın vazife-i asliyesi, iman ve duadır. Küfür, insanı gayet âciz bir canavar hayvan eder. (Sözler sh: 315)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Temmuz 2007, 02:29:54 02:29* Gönderen: BENDE İ MUKTEDÂ-İ KÜLL »
|
Kayıtlı
|
Sebepler halk eder Hâlık, kerem bâbın kapatmaz ya.
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1651
Çevrimdışı
İMAN! ilimdir, vücudîdir, isbattır, hükümdür...
|
 |
« Yanıtla #11 : 05 Temmuz 2007, 08:36:57 08:36* » |
|
Mevlâna Câmi, kesretten vahdete yüzleri çevirmek için, bak ne güzel söylemiş:  demiştir. Yani; Biri iste; başkaları istenmeye değmiyor. Biri çağır; başkaları imdada gelmiyor. Biri talep et; başkaları lâyık değiller. Biri gör; başkalar her vakit görünmüyorlar, zevâl perdesinde saklanıyorlar. Biri bil; mârifetine yardım etmeyen başka bilmekler faydasızdır. Biri söyle; Ona âit olmayan sözler, mâlâyânî sayılabilir. Sözler - 17.Söz
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
İçinde bulunduğunuz vaktin NAMAZINI eda ettiniz mi?
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1987
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #12 : 06 Temmuz 2007, 02:09:24 02:09* » |
|
Kimin için Allah var, ona herşey var. Ve kimin için yoksa, herşey ona yoktur, hiçtir. (Sözler sh: 462)
|
|
|
|
« Son Düzenleme: 06 Temmuz 2007, 02:30:24 02:30* Gönderen: BENDE İ MUKTEDÂ-İ KÜLL »
|
Kayıtlı
|
Sebepler halk eder Hâlık, kerem bâbın kapatmaz ya.
|
|
|
Mesaj Sayısı: 17
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #13 : 06 Temmuz 2007, 12:15:21 12:15* » |
|
Dünyanın lezzetleri, zevkleri ve zinetleri, Halıkımızı ,Malikimizi ve Mevlamızı bilmediğimiz taktirde cennet olsa bile cehennemdir.Evet öyle gördüm ve öylede zevkettim.Bilhassa ,şefkatin ateşini söndürecek marifetuullahtan başka bir şey varmıdır? Evet marifetuullah olduktan sonra dünya lezzetlerine iştiha olmadığı gibi cennete bile iştiyak geri kalır.
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
"Allah'ım! Beni benim gözümde küçük göster!"
|
|
|
Mesaj Sayısı: 1324
Çevrimdışı
|
 |
« Yanıtla #14 : 06 Temmuz 2007, 12:32:46 12:32* » |
|
Allah'ı tanımayanın, dünya dolusu bela başında vardır. Allah'ı tanıyanın dünyası nurla ve manevi sürurla doludur. 25.Lem'a
|
|
|
|
|
Kayıtlı
|
''Rabbenâ, lâ tüziğ kulûbenâ...'' "Rabb’imiz, kalblerimizi kaydırma..."
|
|
|
|