Sayfa: 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11 ... 18   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Hizmet Rehberi  (Okunma Sayısı 2364 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #75 : 26 Mart 2008, 19:00:40 19:00* »


Risale-i Nur Mesleğinde, İmana hizmette siyaset topuzu yoktur


Bu iki ay zarfında heyecanlı bir vaziyet-i siyasiye karşısında bana, hem alâkadar olduğum çok kardeşlerime kavî bir ihtimal ile ferah verecek bir teşebbüs etmek lazımken, o vaziyete hiç ehemmiyet vermeyerek, bilakis, beni tazyik eden ehl-i dünyanın lehinde olarak bir fıkirde bulundum. Bazı zatlar hayret içinde hayrette kaldılar. Dediler ki: "Sana işkence eden bu mübtedi' ve kısmen münafık baştaki insanların takip ettikleri siyaseti nasıl görüyorsun ki, ilişmiyorsun?" Verdiğim cevabın muhtasarı şudur ki: Bu zamanda ehl-i İslamın en mühim tehlikesi, fen ve felsefeden gelen bir dalaletle kalblerin bozulması ve îmanın zedelenmesidir. Bunun çare-i yegânesi nurdur, nur göstermektir ki, kalbler ıslah olsun, îmanlar kurtulsun. Eğer siyaset topuzuyla hareket edilse, galebe çalınsa, o kâfirler münâfık derecesine iner. Münâfık, kâfırden daha fenâdır. Demek, topuz böyle bir zamanda kalbi ıslah etmez. O vakit küfür kalbe girer, saklanır; nifaka inkılap eder. Hem nur, hem topuz; ikisini, bu zamanda benim gibi bir aciz yapamaz. Onun için bütün kuvvetimle nûra sarılmaya mecbur olduğumdan, siyaset topuzu ne şekilde olursa olsun, bakmamak lazım geliyor. Amma maddî cihadın muktezası ise: O vazife şimdilik bizde değildir: Evet, ehline göre kâfirin veya mürtedin tecavüzatına sed çekmek için topuz lazımdır. Fakat iki elimiz var. Eğer yüz elimiz de olsa, ancak nûra kâfi gelir; topuzu tutacak elimiz yok.

Lem'alar, s. 96. 

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #76 : 26 Mart 2008, 19:01:39 19:01* »


Risale-i Nur mesleğinde Al-i Beyt muhabbeti esastır


Risale-i Nur'un üstadı ve Risale-i Nur'a Celcelûtiye Kasîdesi'nde rumuzlu işaretiyle pekçok alâkadarlık gösteren ve benim hakaik-ı îmâniyede husûsi üstadım İmam-ı Ali'dir (r.a.). Ve  ayetinin nassıyla, Al-i Beytin muhabbeti, Risale-i Nur'da ve mesleğimizde bir esastır. Ve Vehhabîlik damarı, hiçbir cihette Nurun hakîki şakirtlerinde olmamak lazım geliyor. Fakat, madem bu zamanda zındıka ve ehl-i dalalet ihtilaftan istifade edip, ehl-i îmanı şaşırtıp ve şeâiri bozarak, Kur'ân ve îmân aleyhinde kuvvetli cereyanları var. Elbette bu müthiş düşmana karşı cüz'î teferruata dair medar-ı ihtilaf münakaşaların kapısını açmamak gerektir.

Emirdağ Lâhikası, s.200.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #77 : 26 Mart 2008, 19:02:54 19:02* »


Risale-i Nur mesleğinde insanların teveccühü istenilmez


Teveccüh-ü nas istenilmez, belki verilir; verilse de, onunla hoşlanılmaz. Hoşlansa, ihlası kaybeder, riyaya girer. Şan ü şeref arzusuyla teveccüh-ü nas ve şan ü şeref, kabir kapısına kadar muvakkat olan bir lezzet-i cüz'iyeye mukabil, kabrin öbür tarafında azab-ı kabir gibi nâhoş bir şekil aldığından, teveccüh-ü nası arzu etmek değil, belki ondan ürkmek ve kaçmak lazımdır. Şöhretperestlerin ve şan ü şeref peşinde koşanların kulakları çınlasın.

Sahabelerin senâ-i Kur'âniyeye mazhar olan "îsâr hasleti"ni kendine rehber etmek, yani, hediye ve sadakanın kabulünde başkasını kendine tercih etmek ve hizmet-i dîniyenin mukabilinde gelen menfaat-i maddiyeyi istemeden ve kalben talep etmeden, sırf bir ihsan-ı İlâhî bilerek, nasdan minnet almayarak ve hizmet-i dîniyenin mukabilinde de almamaktır. Çünkü hizmet-i dîniyenin mukabilinde dünyada birşey istenilmemeli ki, ihlas kaçmasın. Çendan hakları var ki, ümmet onların maîşetlerini temin etsin. Hem, zekata da müstehaktırlar. Fakat bu istenilmez; belki verilir. Verildiği vakit de, "Hizmetimin ücretidir" denilmez. Mümkün olduğu kadar kanaatkârâne başka ehil ve daha müstehak olanların nefsini kendi nefsine tercih etmek.


Lem'alar, s. 144.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #78 : 26 Mart 2008, 19:03:52 19:03* »


Mesleğimizde tahrip ve tecavüz yok, müdâfaa ve tamir var


Mesleğimiz, tecavüz değil, tedâfü'dür; hem tahrip değil, tamirdir; hem hâkim değiliz, mahkûmuz. Bize tecavüz edenler hadsizdirler. Mesleklerinde elbette çok mühim ve bizim de malımız hakîkatler var. O hakîkatlerin intişarında bize ihtiyaçları yoktur; binler o şeyleri okur, neşreder adamları var. Biz onların yardımına koşmamızla, omuzumuzdaki çok ehemmiyetli vazife zedelenir ve muhafazası lazım olan ve birer taifeye mahsus bir kısım esaslar ve alî hakîkatler kaybolmasına vesîle olur.

Mesela, hadisat-ı zamaniye bahanesiyle Vehhabîlik ve Melamîliğin bir nevine zemin ihzar etmek tarzında, bazı ruhsat-ı şer'iyeyi perde yapıp, eserler yazılmış. Risâle-i Nur, gerçi umûma teşmil sûretiyle değil, fakat her halde hakîkat-i İslamiyenin içinde cereyan edip gelen esas velayet ve esas takva ve esas azîmet ve essat-ı Sünnet-i Seniyye gibi ince fakat ehemmiyetli esaslan muhafaza etmek, bir vazife-i asliyesidir. Sevk-i zarûretle, hadisatın fetvalarıyla onlar terk edilmez.


Kastamonu Lahikası, s. 48-49.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #79 : 26 Mart 2008, 19:04:48 19:04* »


Risale-i Nur'un mesleği, maddi manevi feragat mesleğidir


Risale-i Nur'un mesleği maddî manevî feragat mesleğidir. Ben maddî ve manevî herşeyimi feda ettim, her musîbete katlandım. Her işkenceye sabrettim. Bu sayede hakîkat-i îmaniye her tarafa yayıldı. Bu sayede Nur mekteb-i irfanının yüz binlerce, belki de milyonlarca talebeleri yetişti. Artık bu yolda, hizmet-i îmaniyede onlar devam edeceklerdir. Ve benim maddî ve manevî herşeyden feragat mesleğimden ayrılmayacaklardır. Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalışacaklardır. Bize ezâ ve cefâ edenlere karşı hiçbir talebemin kalbinde zerre kadar intikam emeli beslememesini ve onlara mukabil Risale-i Nur'a sadakat ve sebatla çalışmalarını tavsiye ederim.

Emirdağ Lâhikası-11, s. 80. 

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #80 : 26 Mart 2008, 19:05:27 19:05* »


• • •
Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #81 : 26 Mart 2008, 19:06:26 19:06* »


ÜÇÜNCÜ BÖLÜM


RİSALE-İ NUR'UN HİZMET TARZI
Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #82 : 26 Mart 2008, 19:07:11 19:07* »

.
Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #83 : 26 Mart 2008, 19:07:48 19:07* »


Risâle-i Nur, hizmette îman, hayat, şeriat sırasını takip eder


Bu zamanda öyle fevkalâde hâkim cereyanlar var ki, herşeyi kendi hesâbına aldığı için, farazâ hakîki beklenilen ve bir asır sonra gelecek o zât dahi bu zamanda gelse, harekâtını o cereyanlara kaptırmamak için, siyâset âlemindeki vaziyetten ferâgat edecek ve hedefini değiştirecek diye tahmin ediyorum.

Hem, üç mesele var: biri hayat, biri şeriat, biri îmandır. Hakîkat noktasında en mühimmi ve en âzamı, îman meselesidir. Fakat, şimdiki umûmun nazarında ve hâl-i âlem ilcaatında en mühim mesele hayat ve şeriat göründüğünden, o zât şimdi olsa da, üç meseleyi birden umum rûy-i zeminde vaziyetlerini değiştirmek, nev-i beşerdeki câri olan âdetullaha muvâfık gelmediğinden, her halde en âzam meseleyi esas yapıp, öteki meseleleri esas yapmayacak; tâ ki îman hizmeti safvetini umûmun nazarında bozmasın ve avâmın çabuk iğfal olunabileri akıllarında, o hizmet başka maksatlara âlet olmadığı tahakkuk etsin.
Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #84 : 26 Mart 2008, 19:08:57 19:08* »


Hem, yirmi seneden beri tahripkârâne eşedd-i zulüm altında o derece ahlâk bozulmuş ve metânet ve sadâkat kaybolmuş ki, ondan, belki yirmiden birisine îtimat edilmez. Bu acîb hâlâta karşı çok fevkalâde sebat ve metânet ve sadâkat ve hamiyet-i İslâmiye lâzımdır; yoksa akîm kalır, zarar verir.

Demek, en hâlis ve en selâmetli ve en mühim ve en muvaffakıyetli hizmet Risâle-i Nur şâkirtlerinin daireleri içindeki kudsî hizmettir.


Kastamonu Lâhikası, s. 57-58


• • •


Âlem-i insâniyette ve İslâmiyette üç muazzam mesele olan îman ve şeriat ve hayattır. İçlerinde en muazzamı îman hakîkatleri olduğundan, bu hakâik-ı Kur'âniye başka cereyanlara, başka kuvvetlere tâbî ve âlet edilmemek ve elmas gibi o Kur'ân'ın hakîkatleri, dîni dünyaya satan veya âlet eden adamların nazarında cam parçalarına indirmemek ve en kudsî ve en büyük vazife olan îmânı kurtarmak hizmetini tam yerine getirmek için, Risâle-i Nur'un has ve sâdık talebeleri gâyet şiddet-i nefretle siyâsetten kaçıyorlar.

Kastamonu Lâhikası, s. 104.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #85 : 26 Mart 2008, 19:10:55 19:10* »


Risâle-i Nur, iknâ metodunu kullanır


İmânsız İslâmiyet, sebeb-i necât olmadığı gibi; İslâmiyetsiz îman da medâr-ı necât olamaz. Felillâhilhamdü velminnetü, Kur'ân'ın i'câz-ı mânevîsinin feyziyle Risâle-i Nur mîzanları, dîn-i İslâmın ve hakâik-ı Kur'âniyenin meyvelerini ve neticelerini öyle bir tarzda göstermişlerdir ki, dinsiz dahi onları anlasa, taraftar olmamak kâbil değil. Hem îman ve İslâmın delil ve bürhanlarını o derece kuvvetli göstermişlerdir ki, gayr-i müslim dahi anlasa, herhalde tasdik edecektir. Gayr-i müslim kaldığı halde, îman ve İslâmiyetin meyvelerini ve saadet-i dâreynin mehâsini gibi hoş ve şirin öyle neticelerini göstermişler ki, görenlere ve tanıyanlara nihayetsiz bir tarafgirlik ve iltizam ve teslim hissini verir. Ve silsile-i mevcudât gibi kuvvetli ve zerrât gibi kesretli îman verirler. Hattâ bâzı defa evrâd-ı şâh-ı Nakşibendîde, şehâdet getirdiğim vakit, dediğim zaman, nihayetsiz bir tarafgirlik hissediyorum. Eğer bütün dünya bana verilse, bir hakîkat-i îmâniyeyi fedâ edemiyorum. Bir hakîkatin bir dakika aksini farzetmek, bana gâyet elîm geliyor. Bütün dünya benim olsa, birtek hakâik-ı îmâniyenin vücud bulmasına bilâ tereddüt vermesine, nefsim itaat ediyor.


dediğim vakit, nihayetsiz bir kuvvet-i îman hissediyorum. Hakaik-ı îmaniyenin herbirisinin aksini aklen muhal telakkî ediyorum, ehl-i dalaleti nihayetsiz ebleh ve dîvane görüyorum.

Mektubat, s. 38-39.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #86 : 26 Mart 2008, 19:11:56 19:11* »


İmanî meseleler, mücadele tarzında anlatılmaz


Mezkûr mesail gibi, dakîk mesail-i îmâniyeyi mîzansız mücadele sûretinde cemaat içinde bahsetmek caiz değildir. Mîzansız mücadele olduğundan, tiryak iken zehir olur; diyenlere, dinleyenlere zarardır. Belki böyle mesail-i îmâniyenin, îtidal-i demle, insafla, bir müdâvele-i efkâr sûretinde bahsi caizdir.

Kastamonu Lâhikası, s. 42.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #87 : 26 Mart 2008, 19:13:07 19:13* »


Fıtratı değiştirmek değil, onun mecraını düzeltmek esastır


Tahmin ederim ki, nâsihlerin nasihatları şu zamanda tesirsiz kaldığının bir sebebi şudur ki: Ahlâksız insanlara derler: "Hased etme, hırs gösterme, adavet etme, inat etme, dünyayı sevme!" Yani, "Fıtratını değiştir!" gibi, zahiren onlarca mâlâyutak bir teklifte bulunurlar. Eğer deseler ki, "Bunların yüzlerini hayırlı şeylere çeviriniz, mecralarını değiştiriniz"; hem nasihat tesir eder, hem daire-i ihtiyarlarında bir emr-i teklif olur.

Mektûbat, s. 38.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #88 : 26 Mart 2008, 19:15:22 19:15* »


Risale-i Nur'un hizmetinde şahsın vazifesi sadece tebliğdir; netice Allah' a aittir


Vazifemiz, ihlas ve sebat ve tesanüdle ve mümkün olduğu kadar ihtiyat ile, "sırren tenevveret," irşad-ı Alevîyi fiilen tasdik etmek, ona göre hareket etmektir; yoksa muarızlara mukabele etmek ve onların hücumundan telaş etmek değil. Muvaffakıyet ve fütûhat-ı Nuriye ve revaç ile intişarı ise, vazife-i İlâhiyedir. Vazifemizi yapıp, vazife-i İlâhiyeye karışmamak gerektir.

Emirdağ Lâhikası-l, s. 210.


Herkese ihtiyacı olanı vermek esastır


Hafız Ali demiş: "Risale-i Nur'un bir kerametidir; öküze et ve arslana ot atmaz. Öküze ot verir, arslana ot verir. O arslan hocanın, en evvel İhlâs Risaleleri eline geçmiş."

İşte Hafız Ali'nin bu mektubunu aldığımdan ya altı, ya yedi gün evvel, Karadağ'dan inerken, birden diyordum: "Yahu, ata et, arslana ot atma; arslana et, ata ot ver." Bu kelimeyi beş altı defa, hoşuma gitmiş, tekrar ediyordum. Ya Hafız Ali benden evvel yazmış, bana da söylettirdi; veyahut ben evvel söylemişim, ona yazdırılmış. Yalnız bu garip tevafukta bir farkımız var. O, öküze ot demiş; ben, ata ot demişim.


Kastamonu Lâhikası, s. 193. 


Fenalığa iyilikle mukabele etmek esastır


Eğer hasmını mağlûp etmek istersen, fenalığına karşı iyilikle mukabele et. Çünkü, eğer fenalıkla mukabele edersen, husûmet tezayüd eder. Zahiren mağlûp bile olsa, kalben kin bağlar, adaveti idâme eder. Eğer iyilikle mukabele etsen, nedâmet eder, sana dost olur.
Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Yönetim
*
Mesaj Sayısı: 8378
Çevrimdışı Çevrimdışı
islamiyetin menşei, ilim; esası, akıldır.
Site
« Yanıtla #89 : 01 Nisan 2008, 18:32:52 18:32* »




hükmünce, mü'minin şe'ni, kerîm olmaktır. Senin ikramınla sana musahhar olur. Zahiren leîm bile olsa, îmân cihetinde kerîmdir. Evet, fena bir adama "İyisin iyisin" desen, iyileşmesi ve iyi adama "Fenasın, fenasın" desen fenalaşması çok vukû bulur. Öyle ise,


gibi desatir-i kudsiye-i Kur'aniyeye kulak ver; saadet ve selamet ondadır.

Mektûbat, s. 256.

Kayıtlı

Hüdâyî'ye şefâat kıl eğer zâhir eğer bâtın
Kapuna intisâb etmiş gedâdır Yâ Rasûlallâh
Sayfa: 1 2 3 4 5 [6] 7 8 9 10 11 ... 18   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: