Sayfa: 1 2 3 4 [5]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Mu'cizat ı AHMEDİYE'den(S.A.V)  (Okunma Sayısı 448 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
*
Mesaj Sayısı: 2108
Çevrimdışı Çevrimdışı
Site
« Yanıtla #60 : 09 Kasım 2009, 04:06:43 04:06* »

Sanemler ve Sanemlere Kesilen Kurbanlar Dahi Risaletini Haber Vermişler..

Hem nasıl kâhinler, hâtifler haber vermişler. Öyle de, sanemler dahi ve sanemlere kesilen kurbanlar dahi, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın risaletini haber vermişler.

Ezcümle, kıssa-i meşhuredendir ki, Mâzen kabilesinin sanemi bağırıp demiş:


(Bu Nebiyy-i Mürseldir, İnzal olan Hak(Kur'an) ile geldi.)

diyerek, risalet-i Ahmediyeyi (aleyhissaletu vesselam) haber vermiş.


Hem Abbas ibni Merdâs'ın sebeb-i İslâmiyeti olan meşhur vakıa şudur ki: Dımar namında bir sanemi varmış; o sanem birgün böyle bir ses vermiş:


Yani, "Muhammed gelmeden evvel bana ibadet ediliyordu. Şimdi Muhammed'in beyanı gelmiş; daha o dalâlet olamaz."

Hazret-i Ömer, İslâmiyetten evvel, saneme kesilen bir kurbandan böyle işitmiş :


(Ey Kurban Kesenler..Ciddi bir emr var..Fasih bir Zat diyor Leileheillallah)

İşte bu numuneler gibi çok vakıalar var; mevsuk kitaplar kabul edip nakletmişler.
Kayıtlı
*
Mesaj Sayısı: 56
Çevrimdışı Çevrimdışı
« Yanıtla #61 : 24 Şubat 2010, 15:46:51 15:46* »

Allah Cümlenizden razı olsun canım kardeşlerim
Kayıtlı

Ömrüm Sana İtaatle Geçtiği Sürece Beni Yaşat Yarabbi.
Moderatör
*
Mesaj Sayısı: 921
Çevrimiçi Çevrimiçi
« Yanıtla #62 : 24 Şubat 2010, 16:10:38 16:10* »

hosgeldiniz çeşmisiyahım..

 Smiley
Kayıtlı

yakında....bekleyin...
*
Mesaj Sayısı: 2108
Çevrimdışı Çevrimdışı
Site
« Yanıtla #63 : 27 Şubat 2010, 18:08:38 18:08* »

O(aleyhissaletu vesselam)'na gelen vahy, indirilen Kur'an Kelamullahtır..Bu dahi O(sallallahu aleyhi vesellem) 'nun Risaletine en sağlam bürhandır..

Kur'ân-ı Hakîm, yirmi üç sene mütemadiyen damarlara dokunduracak ve inadı tahrik edecek bir tarzda meydan okudu. Ve derdi ki:

"Şu Kur'ân'ın, Muhammedü'l-Emin gibi bir ümmîden nazîrini yapınız ve gösteriniz."

"Haydi, bunu yapamıyorsunuz; o zat ümmî olmasın, gayet âlim ve kâtip olsun."

"Haydi, bunu da getiremiyorsunuz; birtek zât olmasın. Bütün âlimleriniz, beliğleriniz toplansın, birbirine yardım etsin. Hattâ güvendiğiniz âliheleriniz size yardım etsin."

"Haydi, bununla da yapamayacaksınız. Eskiden yazılmış beliğ eserlerden de istifade edip, hattâ gelecekleri de yardıma çağırıp Kur'ân'ın nazîrini gösteriniz, yapınız."

"Haydi, bunu da yapamıyorsunuz. Kur'ân'ın mecmuuna olmasın da, yalnız on sûresinin nazîrini getiriniz."

"Haydi, on sûresine mukabil, hakikî, doğru olarak bir nazîre getiremiyorsunuz. Haydi, hikâyelerden, asılsız kıssalardan terkip ediniz, yalnız nazmına ve belâgatine nazîre olsun getiriniz."

"Haydi, bunu da yapamıyorsunuz; birtek sûresinin nazîrini getiriniz."

"Haydi, sûre uzun olmasın; kısa bir sûre olsun, nazîrini getiriniz. Yoksa din, can, mal, iyalleriniz, dünyada da, âhirette de tehlikeye düşecektir."

İşte, sekiz tabakada ilzam suretinde, Kur'ân-ı Hakîm yirmi üç senede değil, belki bin üç yüz senede bütün ins ve cinne karşı bu meydanı okumuş ve okuyor. Halbuki, evvelki zamanda o kâfirler can, mal ve iyâlini tehlikeye atıp en dehşetli yol olan harp yolunu ihtiyar ederek, en kolay ve en kısa olan muaraza yolunu terk ettiler. Demek muaraza yolu mümkün değildi.

İşte, hiçbir âkıl, hususan o zamanda Ceziretü'l-Arabdaki adamlar, hususan Kureyşîler gibi zeki adamlar, birtek edipleri Kur'ân'ın birtek sûresine nazîre yapıp Kur'ân'ın hücumundan kurtulmasını temin ederek, kısa ve kolay yolu terk edip can, mal, iyâlini tehlikeye atıp, en müşkülâtlı yola sülûk eder mi?

Elhasıl, meşhur Câhız'ın dediği gibi, "Muaraza-i bilhuruf mümkün olmadı, muharebe-i bissüyufa mecbur oldular."
Kayıtlı
*
Mesaj Sayısı: 2108
Çevrimdışı Çevrimdışı
Site
« Yanıtla #64 : 18 Mart 2010, 02:14:33 02:14* »

Aişeme Şefkatle Muamele Et..

Zât-ı Ahmediye Aleyhissalâtü Vesselâma, Aişe-i Sıddıkaya karşı ziyade muhabbet ve şefkatini rencide etmemek için, vak'a-i Cemel hadisesinde o bulunacağı kati gösterilmediğine delil ise, ezvâc-ı tâhirâta ferman etmiş ki: "Keşke bilseydim, hanginiz o vak'ada bulunacak." Fakat sonra, hafif bir surette bildirilmiş ki, Hazret-i Ali'ye (radıyallahu anh.) ferman etmiş: Seninle Aişe(radıyallahu anha) beyninde bir hadise olsa... ("Ona şefkatle muamele et ve onu selâmetle yerine götür.")
Kayıtlı
Sayfa: 1 2 3 4 [5]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: