İslam mütefekkirlerinin hristiyanlığın ve yahudiliğin tahrif edildiğine dair bütün delillerini bu adamlar öyle ya da böyle bir şekilde cevaplandırmışlar.
Bu iki dinin tahrif edildiğine dair deliller nelerdir?
afaki midir bunlar enfüsi deliller midir?
delil oldukları nasıl isbat edilir?
delilin neticesi olan ikna sırf delile dayandırılmakla gerçekleştirilmez, delilin yanında ne lazım?
1400 senedir yahudi ve hıristiyanlara sorular sorulur ve onlarda cevap verir.
bu sorular (yanlış hatırlamıyor isem) yaklaşık 900 sayfalık bir kitap içindeki yazılar üzerinedir.
1400 sene boyunca ve hala sorular soruluyor ise demek oki verilen cevaplar cevap niteliği taşımamaktadır.
islam dünyası soru sorarken yahudi ve hıristiyanların elindeki kitabdan esinlenerek ve kayıtları kullanarak soruyorlar.
bu sorular kimi zaman tarihi süreç kimi zaman eski kayıtlar ile karşılaştırma, kimi zaman da kayıtların mana ciheti ile alakalıdır.
ruhaniyetten kopmuş mana cihetine inmekden uzaklaşmış ve incili incil yapan enfüsilikle alakası kalmamış hıristiyan dünyasının bu mahiyeti barından sorulara tatmin edici cevap vermesi elbette mümkün olmayacaktır.
Bu iki dinin tahrif edildiğine dair deliller nelerdir?
afaki midir bunlar enfüsi deliller midir?
delil oldukları nasıl isbat edilir?
delilin neticesi olan ikna sırf delile dayandırılmakla gerçekleştirilmez, delilin yanında ne lazım?
bu iki inancın tahrifine deliller kitapların kendileri, tarihi süreçleri, bu kitaplara ve peygamberelere intisaplı kişilerin yaşantıları vs.
bu deliller hem afakidir hem enfüsidir.
bunların delil olduklarının ispatı ise bunlara mantıklı cevap verilemeyişi yada hiç cevap verilemeyişidir.
sağlam ve kesin delil olmadan ikna olmaz. deliller kişiyi iknaya zorlasada başka alternatif bir bir materyal olmasada
hasılı;
tevratın içinde aynı konudan bahseden ama farklı tarihler ve sayılar veren pek çok ayet vardır mesela tevratta bir komutandan bahsediyor olsun bir peygamberlik kitabında 300 atı vardı derken bir diğeri 3000 atı der biri 10 tane ahırı vardı derken diğeri 5 tane ahırı vardı der veya biri 10.bin askeri vardı derken diğeri 30 bin asker der gibi zıtlıklar ama bahsedilen komutan aynı xxx komutandır.
bu ve buna benzer deliller somut delillerdir.
birde buna ilave olarak;
tevratda tevhidi anlatan manevi hayatı ve ruhi keyfiyeti ve rububiyeti anlatan pek çok muhtelif ayet vardır.
yahudi yaşantısını bilmem ama bu tevhid dolu ayetlere bakarak hala teslisten bahsetmek aklın ve mantığın devre dışı kalması demektir.
ayrıca tevratın tahrifi hususunda gene tarihi seyrini izlemek ve tevrata müdahee edenlerin kimliklerine bakmakda gerekir ki bu dahi ciddi bir delildir.
tevrat henüz peygamberlik bildirileri ile yenilenirken tevrattan sorumlu ve yetkili olan 70 ler heyeti vardır ve onlar dışında kimse bir şey ekleme yapamaz veya çıkaramaz.
milattan sonraki yüzyıl da toplanan yahudi yetkililer aralarında bu yetmişler olmadığı halde 9 tane peygamerlik bildirisini tevrat tan güvenilmez diye çıkarmıştır.
bir peygamber kitabını pegamber olmayan kişiler nasıl ve ne hakla veya hangi selahiyet ile güvensiz diye çıkarabilir?
hem ayrıca daha o dönemde dahi sorunlar yaşanıyor olmalıki veya tahrifat olmalıki onlarda bundan şüphe ile o peygamberlik bildirilerini tevrattan çıkarmıştır.
burada şuda sorulabilir;
o heyet sadece o dokuz kitabımı çıkarmıştır ve diğer peygamberlik bildirilerine hiç dokunmamışmıdır?!
tabi bu olaydan daha öncesinde savaşlar sürgünler yangınlar ve hahamların peşkeşleri ve peygamberelere olan düşmanlıkları gibi hususlarda çok derin ve ayrıntılı hususlardır.
meryem filmini izlemişseniz orada süleyman mabedinde yaşanan şeyleri gayet hoş şekilde anlatmışlar zekeriya peygambere karşı olan tavır ve tutumları ilede.
incil ise daha yakın tarihtir.
incilin analizi daha kolaydır ve bilgilere ulaşmak da kolaydır.
hıristiyanlık tarihindeki tüm konsiller hakkında bilgiye ulşam imkanı vardır.
bu konsillerde alınan inanç kararlarıda bilgi olarak ediniliyor yani isa aleyhisselama ilah denmesi kararının çıkması kartaca konsilinde meryem validemize ilahın annesi olduğu için ilah denmesi kararının çıkması bir sonraki konsilin bu inanç akidesini iptal etmesi falan gibi daha inancın şekillenmesi hakkında alınan pek çok insan kararı.
insan kararı çünkü kitaplara dayalı inanç şekilleri değildir. insanlar diyor konsilde şuna inanılsın tamam inanılsın. bir sonraki konsil diyor biz önceki konsildekilerin bu inanç modelini begenmedik bize görede böyle inanılmalı falan.
belki çok basite indirgedim ama bunun en açık ifadesi budur.
ayrıca inciller hakkında henüz milattan sonraki 400 lü yıllarda akitif olup faaliyete geçen engizisyon mahlemeleri ve orada alınan kararlar gereği hiç bir evde incil bulunmaması incillerin sadece kilise yetkililerinde olması ve kilise yetkilileri incil olarak ne öğretilirse ona inanmaları falan gibi hususlarda eklenmeli.
günümüz incil çevirileri hakkındada ısaca bilgi vermek istiyorum;
malumunuz yeni yeni kelimeler çıkmakda ve sözlüklere elenmekte.
ve bazı eski kelimeler yeni nesil jenerasyonlarca pek anlaşılmamakda sözlüklere gereksinim duyulmakda.
incillerde ara ara yeni basımlar yapılmaktadır.
yeni neslin anlaması veya kelimelere yabancılık çekmemesi için incil neşri ile yetkili kitap evlerinin heyetleri vardır.
bu heyetlerde tarihçi, felsefeci, dil bilimci, din ilimci vs gibi kişiler bulunmaktadır. benim tanıdığım bir amca büyük bir hıristiyan yayın evinin çevirilerini yapıyor idi. felsefeci idi.
ama aynı zamanda inançsız biri idi.
inançsız bir adam inanca dayalı ve maneviyat ağırlıklı bu sahada ne kadar orjinali yansıtabilirki?
bu hususda bu ilahi denen kitapların maneviyat cihetinden ne kadar yoz olduğunadaişaret eder.
netice;
tevrat ve incil tahrif olmuştur.
tahrifat sadece kelimelerde değil özündede manei cihet ilede olmuştur kelime ile aslını kaybettiği gibi mana ciheti ile özünü kaybetmiştir.
bunlar ispat edilir şeylerdir bu ispatlar hem aklı hem mantığı hemde kalbi inandıran delillerdir.
bu delilleri kendilerince cevaplayan müntesipleri ise kimi zaman hatta çoğu zaman sadece cevap vermiş olmak için cevap verir ve cevabı verildi denir.
ama o sorular hala soru olarak onlara sorulur ünkü cevap verilmemiştir.
selam ve dua ile